kadife kokulu çiçeğe
I
Benim kadife kokulu çiçeğimin sardunya
dedi adına. İşte o günden beridir o kadını görmüyorum. Şeytan alsın götürsün o
kadını, satamadan getirsin.
II
Ne kadar elleri balık koksa da az buz
şiir değildir şu sardunya sözcüğü. Mef’ulü kabilinden. U uzun.
III
İkinizi bir sokakta gördüm diye mi seni
sardunya sandım yoksa bilmem ki acaba kadife kokular mı geçti başıma? Yanlış
anlama sardunya kadife kokuludur, o asla bir çiçek gibi kokmaz. Sen sardunya
kokuyorsun.
IV
Kadifenin kendisi kokmaz, giyilir. Oyun
oynanır onla, o yırtılır; delinir. Ona yama eklenir. Onla tekrar oynanır. Onla
ne zaman oynanmaz; ancak koktuğu zaman. Çünkü o zaman o bir çiçektir. Mavi
boyalı pencere diplerinde peynir tenekelerinde bir çiçek. Kadife kokulu çiçek.
V
Dizleri yamalı kadife bir pantolondu
çocukluğum, şeytan aldı götürdü.
VI
Sardunyanın da elbet vardır bir
hikâyesi. Ama şimdi anlatamam. Sardunyanın sardunya olduğunu yirmi yıllar sonra
öğrenmek filan gibi işlerim var şimdi. Sardunyayı ezberliyorum, en çok da
geçtiği yolları.
VII
Sahi, kaç günlük yoldan geliyorsun,
benim güzel sardunyam, meçhulü kabilinden, böyle upuzun?
VIII
Ben hep böyle üzülürüm, benim kadife
kokulu çiçeğim, sana sardunya dendikçe.
IX
(Cümle içinde kullanalım: Ben bugün bir
sardunyaya âşık oldum.)
Haziran, 2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder